
Bu etkinlik gerçekleşti
İçimdeki Çocukla Karşılaşma – Gonca Elbeyli
Jungiyen Psikolojiye Disiplinlerarası Yaklaşımlar serisinin ilk konuğu Gonca Elbeyli; ilahi çocuk arketipiyle bağ kurmayı hedefleyen sanatla ifade atölyesi.
Bu buluşmada
Jungiyen Psikolojiye Disiplinlerarası Yaklaşımlar – I
Serinin ilk konuğu Gonca Elbeyli. Sanatla ifade, yaratıcı ritüeller ve kadın çemberleri alanında uzun yıllardır çalışan Elbeyli, Jung’un ilahi çocuk arketipi ile bağlantı kurmayı hedefleyen “İçimdeki Çocukla Karşılaşma” atölyesiyle bizlerle.
26 Kasım 2025 Çarşamba · 20.00–21.30 · Online (Google Meet)
Bu atölye, geçmişin yaralı alanlarına şefkatle yaklaşırken içimizdeki saf ve yaratıcı gücü yeniden hatırlamaya alan açıyor. Sanat burada bir teknik değil, temasın biçimidir; bedenin hafızası, imgelemin sesi ve sembollerin dili aracılığıyla kişisel ve kolektif düzeyde dönüşümün kapısını aralar.
Atölye Akışı
- Meditatif bir başlangıç
- Yönlendirmeli imgeleme
- Kâğıt ve kalemle yaratıcı dışavurum (çizim, yazı, sembol)
- Deneyim sonrası kısa paylaşım ve yorum
Atölye, Jung’un aktif imgelem yaklaşımı ve sanatla ifade yöntemleriyle yürütülür. Bedensel farkındalık, sembollerle çalışma ve sezgisel anlatı sürecin temelini oluşturur.
Katılım Bilgileri
- Katılım için sanat bilgisi gerekmez.
- Yalnızca kâğıt ve boya kalemleri yeterlidir.
- Kontenjan 20 kişiyle sınırlıdır.
- Atölye süresi: 75 dakika
Gonca Elbeyli Hakkında
Koç Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra kurumsal iletişim ve liderlik alanındaki deneyimlerini geride bırakarak insan ruhsallığına yöneldi. Psikoloji yüksek lisansı sürecinde beden–zihin bütünlüğü, semboller ve bilinçdışı süreçlere olan ilgisi derinleşti; yoga, farkındalık, sanat terapisi ve somatik psikoloji alanlarında kapsamlı eğitimler aldı.
2017’den bu yana bireyler ve gruplarla yürüttüğü çalışmalarda bedeni, Jungiyen psikolojideki sezgisel bilgelik alanı ve bilinçdışının taşıyıcısı olarak ele alıyor. Deneyim temelli ritüeller, yaratıcı ifade pratikleri ve aktif imgeleme yakın yönlendirmeli süreçlerle kişinin sembollerle ilişkisini güçlendirerek kendilikle temasını derinleştirmeyi amaçlıyor.
Yaklaşımının merkezinde, Jung’un dönüşüm kavrayışıyla uyumlu biçimde, bireyin içsel imgeleriyle buluşabileceği güvenli ve yaratıcı bir alan açmak yer alıyor.